Türkiye’de elektrikli araçların (EV – Electric Vehicle) geleceği oldukça parlak, ancak bazı zorluklar da var. Aşağıda genel bir değerlendirme yapayım:
✅ Olumlu Gelişmeler:
-
TOGG’un piyasaya çıkması:
Türkiye’nin yerli elektrikli otomobili TOGG, halkın EV teknolojilerine olan ilgisini ciddi şekilde artırdı. Bu, sadece bir otomobil değil; aynı zamanda bir dönüşüm sembolü. -
Devlet teşvikleri:
ÖTV indirimi, şarj istasyonu teşvikleri ve üretim destekleriyle devlet EV’lerin yaygınlaşmasını ciddi anlamda destekliyor. -
Şarj altyapısı gelişiyor:
ZES, Eşarj, Sharz, Trugo gibi firmaların yatırımlarıyla şarj istasyonları hızla artıyor. Artık uzun yolculuklar için EV kullanmak çok daha erişilebilir hale geldi. -
Fosil yakıttan uzaklaşma eğilimi:
Akaryakıt fiyatlarının yükselmesi, karbon ayak izine karşı duyarlılığın artması gibi faktörler, elektrikli araçlara yönelimi güçlendiriyor.
❗Zorluklar ve Engeller:
-
Yüksek başlangıç maliyeti:
EV fiyatları hâlâ birçok kişi için yüksek. ÖTV matrahları biraz esnetilse de, özellikle ithal modellerde ciddi farklar var. -
İkinci el piyasası zayıf:
Elektrikli araçlar için güvenilir bir ikinci el piyasası henüz tam oluşmadı. Bu da tüketici güvenini etkileyebiliyor. -
Batarya teknolojisine bağımlılık:
Türkiye’de batarya üretimi sınırlı. Bu da dışa bağımlılığı sürdürüyor. Ancak bu alanda da yatırımlar (örneğin Siro Batarya) umut verici. -
Altyapı ve bilgi eksikliği:
Özellikle Anadolu’da hâlâ yeterli şarj altyapısı yok ve insanlar EV’lerle ilgili çok fazla bilgi sahibi değil. Bu da tereddüt yaratıyor.
🔮 Gelecek Öngörüsü:
Elektrikli araçlar, Türkiye’de önümüzdeki 5-10 yıl içinde ciddi bir pazar payı elde edecek. Özellikle yerli üretimin artması ve ikinci el piyasasının oturmasıyla birlikte halkın güveni de artacaktır. 2030’a kadar Türkiye’deki otomobil pazarının %30-40’ının elektrikli olması çok mümkün.